Do, 27.Apr.2017 - 07:48
Türk Yazarlarin En Cok Satan Kitaplari

Nisan 2013 Kampanyası
(5 Kitap Birarada)
Iskender Pala ve Ahmet Turgut'un
Kitaplari bu sette!

İskender Pala
TÜRK KITABEVI, NISAN 2013 KAMPANYASINDA ÇOK SATAN KITAPLARI TAKDIM EDIYOR. 
KITAPLARI YÜZBINLERCE ADET SATAN ISKENDER PALA VE AHMET TURGUT'UN EN YENI KITAPLARI DA BU SETTE!.. 
5 KITAP BIRARADA 51.90 EURO YERINE ŞIMDI SADECE 25,- EURO!.. % 50'DEN FAZLA INDIRIMI KAÇIRMAYIN!.. 

SETIMIZDEKI ESERLER:

1) EFSANE / ISKENDER PALA / Bir Barbaros Romanı (En Yeni Kitabı):

Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar... Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsınız. Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir. Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir. Bu kitapta İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı. Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi. Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa. Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere. Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu. İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü. Barbaros Hayreddin Paşayı... Sonra, bir gül sepeti getirdi. Isırılmış üç elmayı anlattı... (392 Sayfa) 

2) AŞKIN ELÇISI /Ahmet Turgut (En Yeni Kitabı)

Çok satan bozkırın sırrı-türk peygamber ve aşkın şehidi romanlarının yazarından!... 
İrfâni bir anlatımla yine tarih, insan ve edebiyat içe içe... Kerbelâ Serisinin ilk romanı AŞKIN ŞEHIDİnde yüz binlerce okur Hz.Hüseyin ile buluşmuştu. 
AŞKIN ELÇISI'ndeyse Seyyide Zeyneb ve şehitlerin ardınca kalan diğer aşka şahit canların çağrısı var. 
"Bu roman her biri Hz.Fatıma Yürekli Peygamber Ciğerparelerine ve onların kanla, gözyaşlarıyla yazdıkları Kerbelâ Destanına bir selâmdır. Gök kubbede baki kalacak olan elbette onların sedasıdır." 
Ahmet Turgut 
"Ey güzel!.. En Güzelden neşet bulan güzel!..
Gel! Gel ki; Yakubun gözyaşı dinsin! 
Ey güzelliğine bin Yusufun kurban olduğu Habibin Canı! 
Gel!.. Gel ki; Yusuf nasıl sevilirmiş, öğrensin Züleyha!.."
"Gel!.." muştuşu erişmişti cana. Gayrı sevenin Beni de, sevdiğinin Seni de yok hükmündeydi. Ben ve Sen ile beliren ikilik aradan çekildikçe "Hû" kelâmı kâinata ritim vermekteydi. Vuslat gecesinde aslına râci olana da "O" diyorlardı ya; selâma durmuştu yıldızlar, ay ve güneş... 
"O geliyor, O!..
Ceddinin Reyhanı, Zehra Gülü,
Toprağı Haydardan olan geliyor.
Açılsın yedi kat semâ!..
Müctebanın İncisi, Hüseyinin Mercanı
Rabbine Kurban, ahdine sadık âşık geliyor!.." (400 Sayfa) 

3) AŞKIN ŞEHIDI /Ahmet Turgut:

"Nefis ister, akıl gerekçeler bulur, vicdan aklar. 
Oysa sen kendini kandırsan bile unutma ki;
Allah hesap sorar, ellerinle kendini ateşe atma!.." 
Aşkın Şehidi 
Kerbelâ, Hüseyin ve yoldaşlarının katligâhı...
Orada kan ve gözyaşı var. Oradaki susuzlukla senin de ciğerlerin kavrulur. 
Ve başlarsın âh-u figan etmeye...
İçin yandıkça görürsün: Kerbelâ hak aramanın ve özgürlüğün destanıdır. 
Teslimiyetin, adanmışlığın ve sadakatin zirvesidir. 
Her biri ayrı bir şiar olan yetmiş iki şehidin yurdudur Kerbelâ...
Onlara kapılanırsan nakşolur kalbine:
Aslında her yer Kerbelâdır, her gün Âşura...
Ve dile gelir Kerbelâ: "Benim için ağlama. Kendine bak!" der...
"Adına lanetler okuduğun Yezid bizatihi nefsindir. Hesapsızca ister, bu uğurda canlar yakar.
Hüseyini terk edenleri kınamadan evvel bir kez daha düşün! Sende bir akıl var. Sadece kendi çıkarlarını hesap eder ve heveslerini haklı göstermek için türlü bahaneler uydurur." 
Kerbelâ ikazla yetinmez. Kurtuluşun yolunu da gösterir: 
"Hüseyini Allah katından sana üflenen ruh belle!.. Arına paklana yücelirsen sen de Rabbinden bir delil oldun demektir. Aşka şahit isen bu Şehadet kutlu olsun. Sen Aşk ile her dem diri kalanlardansın. 
Ve "Aşkın Şehidi"sin!.." (506 Sayfa)

4) SIRLARIN KAVŞAGINDA / Doğan Yurdakul:

XI. yüzyılın son çeyreği. Üçüncü Haçlı Seferi bitmek üzere. Toroslardan yüzyıllardır paylaşılamayan Kudüse kadar uzanan gepgeniş bir coğrafya. Beylikler, prenslikler, irili ufaklı krallıklar, "Bizans" entrikalarıyla çalkalanan saraylar... 
Doğu ile Batının karşılaştığı, birbirine karıştığı bir kavşakta kanlı savaşların solkulandığı aşklar... Fransız soylusu Francisin anlatımıyla tarihsel gerçeklerin izinde kaleme alınmış bir roman... 
Burası "sırların kavşağı.."
" Demek ki güneşin doğduğu yere doğru gelenlerle, battığı yere doğru gidenler bir kavşakta karşılaşmış oluyoruz dedim, ve birbirimizi çok az tanıyoruz. Zaten size gelmenin esas nedeni de beni bu konuda aydınlatmanızı rica etmekti Sayın Peder. Peder Efraimin yüzünde acı bir gülümseme belirmişti: 
Ne kavşak ama! dedi, Çok eski yüzyıllarda burası medeniyetlerin buluşup kaynaştığı, birbirinden öğrendiği kültürlerin kucaklaştığı bir kavşaktı, şimdi ise çatışmaların beşiği oldu. Zenginliklerin paylaşılıp değiş tokuş edildiği kavşakta, şimdi ise yağmalandığı ve bu zenginlikler için herkesin birbirinin gözünü oyduğu bir yer oldu..." (472 Sayfa)

5) PASLI GÜNEŞ / Mehmet Coral:

Mehmet Coral'ı çok boyutlu tarihî romanlarıyla tanıdık. 
Bilgi birikiminin desteğiyle tarihi romana farklı bir ses getiren Coral, şimdi de yeni bir roman konusunun peşinden gidiyor. Şaşırtıcı kurgusuyla İsrail-Filistin davasına yeni bir yaklaşım getiriyor. Bu kanlı çatışmayı romanın konusu olarak seçiyor, ama olayların akışını İstanbul'dan yönetiyor. Bizi bir yandan bir romanın yazılış aşamasına tanık ederken diğer yandan da dostlukların, savaşın, terör eylemlerinin, gizli örgütlerin dünyasında inişli çıkışlı bir yolculuğa davet ediyor. Sanatın, felsefenin, dünya kültür tarihinin ışığında çıkılan bu sofistike yolculuk oluşturuyor Paslı Güneşi. (240 Sayfa)
Yayın evi: Everest
25,00 €
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!