Do, 18.Aug.2022 - 16:02
Kriminal Romanlar

6 Polisiye Roman 15 Euro - Osman Aysu'nun Kaleminden

Osman Aysu
Osman Aysu’nun kaleminden soluk soluğa okuyacağınız romanlar!.. Hepsi yanınızda taşıması kolay özel baskı!..  

6 Polisiye ve gerilim romanı 47,40 Euro yerine şimdi sadece 15,- Euro!.. Türk Kitabevi'nin kampanyası kacmaz!.. 
İlk satırından son satırına kadar soluksuz Osman Aysu klasikleri!..

Setimizdeki Eserler:

1) Sahte Ajan :

Sanırım sonumuz gelmişti. Ya kurşunlar bedenimizi delecekti ya da açık denizde köpekbalıklarına yem olacaktık. "Durumu kavramak için kâhin olmama gerek yoktu. Belli ki foyamız meydana çıkmış, yakayı ele vermiştik. Sanırım sonumuz gelmişti. Ya kurşunlar bedenimizi delecekti ya da açık denizde köpekbalıklarına yem olacaktık. Normalde korkudan elim ayağım kesilip titremeye başlamam gerekirdi. Ama hayret edilecek bir rahatlıkla Igor'a baktım." Sıradan bir reklamcı olan Okan Gürdap'ın yaşamı Sultanahmet Meydanı'nda bıçaklanan bir adamın kucağında ölmesiyle tümden değişti. O andan itibaren bir korku filminin içine düşmüş gibi alışılmadık bir tempoda yaşamaya başladı. Öyle bir film ki içinde ne ararsan vardı: Cinayet, entrika, polis soruşturması, baskınlar, ölüm tehditleri... Tabii filmin hoş bölümleri de yok değildi. Mesela Maria ile geçen ateşli ve erotik sahneler... Ancak filmin en güzel yanı Melis'ti. Yıllardır yan yana çalışmalarına rağmen fark etmediği Melis'in aşkını o günden sonra anlayan Okan, istemeden olayların içine çektiği genç kadını da korumak zorundaydı artık... (320 Sayfa/Özel Baski)

2) Kartopu :

Kenan’ın nefret dolu gözleri birden keyifle ışıldadı. “Sonunda seni yakaladım, iblis,” diye homurdandı. “Sonun geldi artık.” “Neslihan fazla düşünmedi. Şayet aşağıya çakılırlarsa sımsıkı sarıldı. Genç kadın bu sıcak temasla yaşam arzusunu bir kere içinde hissetti. Ölmemesi gerektiğini, mutluluğa tam kavuşacağı sırada böyle bir imkânsızlığı aşmasının şart olduğuna inandı. Ayrıca Feridun onu sıkışıp kaldıkları labirentten çekip çıkaracak kadar da güçlüydü.” Genç bilim adamı Feridun Yalaz, çok önemli bir buluş yapmış, tüm dengeleri alt üst edecek bir projeye imza atmıştı. Ancak ABD’de başladığı bilimsel çalışmalarını tamamlayamadan ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Önce Londra’ya oradan da Moskova’ya kaçan Feridun’un peşindeki mafyayla ne işi olabilirdi ki? Türk polisiyesinin usta kalemi Osman Aysu’dan aşk, intikam, tutku ve gerilim dolu, nefes nefese okuyacağınız bir roman… (384 Sayfa)

3) Kanlı Pazar :

Nefesini tuttu. Tüfeğin kabzasını omzuna iyice yerleştirdi ve adamın arabadan inmesini bekledi. Limuzinin camları içerinin görünmesini engelliyordu. Sonra ak saçlı bir kafanın ağır ağır arabanın içinden çıktığını gördü. Acele etmedi. Hedefinin belirgin hale gelmesini bekledi. Shebalin dükkân kapısına doğru yürüyordu. Rus'un kafası dürbünde gayet net görünüyordu. Hans üst üste iki kere tetiğe asıldı. Tam isabet kaydetmişti. Adamın ak saçları bir anda kızıla boyandı. Mermiler kafatasını paramparça etmiş olmalıydı." Londra'da bir pulcu dükkânı... Dükkân sahibinin yıllardır sakladığı bir paket... Dünyanın dört bir yanından gelerek pakete ulaşmak için birbirleriyle yarışa giren profesyonel tetikçiler... Şehirde staj yapmak için bulunan pul meraklısı Bora Akel, hayatının tehlikeye gireceğini bilseydi o pulcu dükkânına asla gitmezdi. Hiç tanımadığı bir İngiliz'in son isteğini yerine getirmeyi kabul edince birdenbire kendini art arda işlenen cinayetlerin tam ortasında buldu. Başladığı işi bitirmek zorunda olan Bora, bu kanlı insan avından nasıl sağ çıkacaktı? Türk polisiyesinin usta kalemi Osman Aysu'dan nefes kesen bir cinayet romanı... (386 Sayfa/Özel Baski)

4) Cinayet Sancısı :


Genç kadın hançerin ucunu adamın boynuna sürterek ve milim kaldırmayarak iskemlenin arkasına geçti. Şimdi hançer fotoğrafçının tam ense olduğundaydı. “Onu nasıl öldürdüğümü biliyor musun?” diye mırıldandı alaycı bir sesle. “Bilmiyorum…” diye kekeledi Ferruh. “Bu aleti tam buradan soktum ve içinde kanırtırım. Çok acı çekti, dakikalarca çırpındı. Soluk içindeki bu intikam hissinin sonu nereye varacaktı? Planını başarıyla uygulayıp hedefindeki dört kişiyi öldürüse bu azaptan kurtulacak mıydı? Tatmin duygusunun tüm benliğini kaplayacağını biliyordu ama sonra ne olacaktı? Bir seri katil olmanın ağırlığına katlanabilecek miydi? Kendi geleceğini düşünüyor muydu? Kardeşi gibi kendisinin de bir geleceği olmayacaktı. Planladığı cinayetleri işledikten sonra hiçbir şey olmamış gibi yaşayabileceğini hiç sanmıyordu... (384 Sayfa / Özel Baski) 


5) Cennete Açılan Kapı :

Her şey inanılmaz bir hızla gelişti. Kımıldamadan duran adamın sağ kolunun hızla havaya kalktığını ve gecenin karanlığında bir metal parçasının havada parıldadığını gördü. Bunun keskin uçlu bir bıçak olduğunu anlamıştı ama adamın hareketleri o kadar seriydi ki kadına kımıldayacak zaman kalmamıştı. Sonra tam göbeğinin altında keskin ve müthiş biracı hissetti, gözleri yerinden fırlayacak gibi irileşti, ağzı açık kaldı ve sustalının saplandığı yerden oluk gibi sıcak kanının fışkırdığını gördü." Elinde bir sustalıyla günahkâr avına çıkan acımasız bir seri katil, İstanbul sokaklarında ölüm saçmaktadır. Sokaklarda 'günah işlerken' yakaladığı kişileri takip eder, evlerine gizlice girip cezalarını keser. Kendisine bu kutsal görevin Tanrı tarafından verildiğine inanan katil, dünyayı günahlardan ve günahkârlardan arındırmayı ibadet sayar. Seri cinayetler, katilin peşine düşen Komiser Cem Talaslı'yla polis muhabiri Mine Evren'i birbirine yakınlaştırır. İki sevgili, katilin ardında bıraktığı deliller arttıkça ona bir adım daha yaklaştıklarına inanırlar. Ama belki de katil aslında fazla uzaklarında değildir. Türk polisiyesinin usta kalemi Osman Aysu'dan aşk, heyecan, gerilim dolu bir cinayet romanı... (354 Sayfa / Özel Baski)

6) Ölüm Oyunu :

Zengin işadamı Hayri Tanman, yirmi yıl önce genç ve güzel karısı Ayça’yı öldürmek için arabasını Boğaz’ın serin sularına sürmüştü. Kendisi yaptığı plan gereği kurtulmuş, ancak Ayça’nın cansız bedeni bulunamamıştı. Aradan yıllar geçtikten sonra bir zarfla gelen tehdit mektubu herkesin bu kazada öldüğünü sandığı Ayça’nın hâlâ yaşıyor olabileceğini gösteriyordu. Hayri Bey’i korkutan bu mektubu gerçekten Ayça mı yazmıştı? Bunu araştırması için tuttuğu genç, yakışıklı ve başarılı avukat Gökhan Elmas gerçeğin üzerindeki sır perdesini kaldırabilecek miydi? Yoksa o da diğer erkekler gibi kendini Ayça’nın dayanılmaz cazibesine kaptırıp bu sırrın bir parçası haline mi gelecekti?.. (306 Sayfa / Özel Baski) www.turkkitap.de / Arka Kapak Yazisi.
Yazar: Osman Aysu
Yayın evi: Alfa Yayinlari
15,00 €
47,40 €
69 % daha ucuz
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!