Do, 18.Jul.2024 - 21:35
En Yeni Kitaplar
11,90 €
13,90 €
15 % daha ucuz

İsyan

Turan Akıncı
İstanbul’da bir isyanın anatomisi… 31 Mart İsyanı çok yönlü, sürekli tartışılan bir tarihsel vakadır. Yenileşme karşıtları tarafından kışkırtılan ayaklanmacılar, saltanat merkezi İstanbul’da 14 gün boyunca “şeriat isteriz” nidalarıyla bir isyan
başlattılar. Meşrutiyetin ilanıyla başlayan bu kalkışma can almaya başlayınca Selanik’ten gelen ve Mustafa Kemal Paşa’nın da içinde
olduğu 40 bin kişilik Hareket Ordusu’yla bastırıldı. Elebaşıların çoğu idam edildi. Sultan Abdülhamit’in tahtan indirilmesiyle sonuçlanan bu olayı, araştırmacı Turan Akıncı gün gün ve tüm yönleriyle aktarıyor... (296 Sayfa) www.turkkitap.de / Arka Kapak Yazisi.
ISBN: 9789751418807
Yayın evi: Remzi Kitabevi
11,90 €
13,90 €
15 % daha ucuz
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Eklenildiği tarih: 19-03-2021
Yazar: Pınar Tınaztepe Kaya
Turan Akıncı’nın ilk yayınlandığı “Selanik” isimli kitabından itibaren gerek kitaplarıyla, gerekse de sosyal medyadaki yazılarıyla onu ilgiyle takip eden bir okuyucusuyum. Bu kitap, geçmiş tarihimizde yaşanmış 31 Mart isyanını ayrıntıları ile birlikte anlatmaktadır. Osmanlı İmparatorluğunda anayasal monarşi rejiminin ilk dönemi Sultan II. Abdülhamit döneminde ilan edilen I. Meşrutiyet’tir. 1876 Anayasası olarak da bilinen Kanun-i Esasi, aslında padişahın egemenlik haklarına bir kısıtlama getirmiyordu. Aradan geçen zaman içinde gelişen olaylar neticesinde 24 Temmuz 1908’de ve yine Sultan II. Abdülhamit döneminde II. Meşrutiyet ilan edildi. Meşrutiyet ile birlikte “hürriyet” ve “özgürlük” kavramları da ortaya çıktı. Fakat; meşrutiyete karşı o dönemin insanlarının hepsi aynı kanaatte değildi ve toplum içinde ayrışma meydana geldi. Dolayısıyla; 31 Mart ayaklanması, bazı kesim için bir bahane oldu. Askerlerin arasında başlayan ayaklanmaya şeriat isteyen hocalar da dahil oldu. 31 Mart Vakası; 12 gün süren, çok yönlü ve bir merkez tarafından aylar öncesinden planlanmış bir ayaklanmadır ve öyle ki; bu isyanın içinde bazı yabancı ülkelerin de parmağı vardır. Kitabı okurken 15 Temmuz gecesi yaşananlarla da birçok benzerlikler göreceksiniz. “Tarih, tekerrürden ibarettir.” diye klişeleşmiş bir söz vardır. 31 Mart ile 15 Temmuz’un sadece zamanları farklı; fakat amaçları ve başrol oyuncuları birbirinize çok yakın. Tarihi yeniden tekrar etmek yerine, geçmişten ders almayı öğrenebilmiş olsaydık eğer belki de 15 Temmuz’u hiç yaşamamış ve can kaybetmemiş olacaktık. Turan Akıncı’nın bu değerli kitabı da diğer “Selanik”, “Sürgün”, “Suikast”, “Beyoğlu” isimli kitapları gibi her kütüphanede olması gereken kaynak kitaplardan birisidir. Turan Akıncı’nın her kitabı, özenle hazırlanan başucu kitaplarıdır. Dili, her okuyucuya hitap eden ve okuyucuyu boğmayacak yalınlıktadır. Kendisiyle 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda bizzat tanışmış olmaktan dolayı da şanslıyım.